11.ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ KONGRESİ
9 Ekim 2009 Cuma
Bakan Dinçer: İşsizliği Çözmekte Zorlanıyoruz
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, İşsizliğin temel yapısal sorunları olduğunu belirterek, ''İşsizlik uzun yıllar yüzde 9 ile yüzde 13 arasında yüksek oranda seyretti. Ne kadara çalışırsak çalışalım, aslında bu yapıyı bu katılaşmış sorunu çözmekte zorlanıyoruz'' dedi. Antalya’nın Manavgat İlçesi’nde ''11.Çalışma Ekonomisi ve Endüstriyel İlişkiler Kongresi'' ne katılan Bakan Dinçer, istihdamı artırmak amacıyla sosyal güvenlik primlerinde 5 puan indirim yapılmasının istihdamın artırılmasına katkı sağlamadığını söyledi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, Marmara Üniversitesi ile TÜRK-İŞ tarafından düzenlenen ''11.Çalışma Ekonomisi ve Endüstriyel İlişkiler Kongresi'' nin açılışında yaptığı konuşmada çalışma hayatındaki sorunları aktardı. Çalışma hayatının büyük sorunları olduğuna değinen Bakan Dinçer, ''Bu sorunların başında işçi hakları ve özgürlükleri sorunlara dikkati çekmek istiyorum. Sendikaların şeffaflığı ve kendi kendilerini yönetebilme kabiliyetlerini ilgili düzenlemelere ihtiyaç olduğunu ifade ediyorum. Çalışma hayatının esnekliğinin sağlanmasıyla ilgili sorunlarımız var. Toplu pazarlık ve toplu sözleşme ile ilgili sorunlarımız var. Kayıt dışılıkla ilgili çok ciddi sorunumuz var. İşsizlik bu ülkenin en önemli sorunlarından birisi. Belki de dünyada işsizlikle yapısal ve uzun süreli yaşamış başka toplum yok bilemiyorum. İşsizlikle birlikte mesleksizlikte var. Sosyal güvenlik açıklarıyla ilgili sorunlarımız var. İş sağlığı ve iş güvenliği konusunda en sorunlu ülkelerinden birisi olsak yanlış bir şey ifade etmiş olmayız. İş sağlığı ve iş kazaları ile ilgili özellikle iş yeri kazaları sebebi ile ortaya çıkan çok ciddi problemlerle karşı karşı karşıyayız. Bu problemler çözümünde birlikte hareket etmek ve çözüm yolları bulmak zorunluluğumuz var. Bu süreçte devletin söz hakkının daha az ama etkin olduğu, sivil toplumun katılımları arttırıldığı aynı zamanda sivil toplumun yapılabilir ve muktedir olma kabiliyetlerinin geliştirildiği, sosyal taraflarının kendi çıkarlarına koruma kaygılarından uzak bir şekilde, sorunlarımızın çözümünde destek sağladığı bir yaklaşım bekliyoruz” Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının bu konularda değişik çalışmalar başlattığını ifade eden Dinçer, şunları kaydetti: “2821 ve 2822 ilgili çalışmalar yapıyoruz. Kanun temel ilkeleri itibariyle özgürlükçü ve örgütlenme imkanlarını kolaylaştıran bu arada sendikaların yönetimini de sendikalara bırakan bir tavırla bir hazırlık içindeyiz. Ama bu daha tamamlanmadı ve kamu oyuyla paylaşacak noktaya gelmedi.''
“2009’DA İŞSİZLİĞİ YÜZDE 14,5 BEKLİYORUZ”
İşsizliğin temel yapısal sorunları olduğunu anlatan Bakan Dinçer, ''İşsizlik uzun yıllar yüzde 9 ile yüzde 13 arasında yüksek oranda seyretti. Ne kadara çalışırsak çalışalım, aslında bu yapıyı bu katılaşmış sorunu çözmekte zorlanıyoruz'' dedi. Dinçer şöyle konuştu: ''2003- 2008 yılları arasında Türkiye'nin ortalama yüzde 6 civarında büyümüş ve her yıl 500-550 bin kişiye istihdam sağlanmış olmasına rağmen, daha önce birikmiş olan işsizlerimiz ve iş gücü arzı dünyasına katılan yeni elemanlar sebebiyle işsizlik sorununu büyük oranda çözmek fırsatı olmadı. Küresel krizle birlikte işsizlik sorunumuza üzerine yeni yükler ortaya çıkmaya başladı. Ama maalesef bu küresel ekonomik ve küresel krizin etkisiyle bizim ülkemizde de krizin olumsuz çizgisiyle birlikte, işsizlik yeniden artmaya başladı. Yüzde 16'ya kadar çıktı. Şimdi bugünlerde yüzde 13 civarında seyrettiğini bildiğimiz işsizliği yıllık ortalama olarak 2009 yılında yüzde 14,5 civarında dengeleneceğini var sayıyoruz.'' Son dönemde tüm dünyada ekonomik ve mali alanda giderek bir iyileşmenin söz konusu olduğunu, bazı işaretlerin bulunduğunu vurgulayan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Dinçer, yılın son çeyreğinde Türkiye'de büyümeyi gerçekleştirmeyi var saydıklarını ve yüzde 3,5-4 oranında büyüme olacağını tahmin ettiklerini kaydetti.
“SOSYAL GÜVENLİK PRİMLERİNİN AZALTILMASI İSTİHDAMI ARTIRMADA BİR ROL OYNAMADI”
Bakan Dinçer, istihdamı artırmak amacıyla sosyal güvenlik primlerinde 5 puan indirim yapılmasının istihdamın artırılmasına katkı sağlamadığını ifade ederek, “Özellikle İşsizliğin hem yapısal boyutlarını ve krizin etkilerini görerek ve değerlendirerek ülkemizde 2 tür teşvik uygulamaya koyduk. En çok eleştirilen konulardan bir tanesi İstihdamdaki devletin ortaya koyduğu maliyetlerinin yüksek olması sebebiyle işsizliğin önlemediği iddiasıydı. Genellikle sosyal güvenlik primlerinin yüksekliği nedeniyle iş gücü maliyetlerini arttığı, dolayısıyla sanayi dünyasının rekabet gücünün zayıflatıldığı dile getirilmekteydi. Buna yönelik olarak sosyal güvenlik primlerini 5 puan düşürdük. Aslında bu uygulamanın bize 1 yıllık maliyeti yaklaşık 4 milyar TL civarında oluyor. Ama maalesef gördüğümüz şey şu oldu. İstihdamın arttırılmasına sağlayacak bir katkı ortaya koymadı ve varsayımlarımızın yanlış olduğunu fark ettik. Sosyal güvenlik primlerinin azaltılması istihdamı artırmada bir rol oynamadı. Bunun sebepleri tartışılabilir ama her şeyden önemlisi biz sanayi gücünün rekabet gücünün arttırılması konusunda buna gerek var diye düşünüyorsak ve bunu yapmaya ve maalesef katlanmaya devam edeceğiz” Kadınların istihdama daha fazla katılmasını sağlamak, gençler arasındaki işsizliğin önlenmesine yönelik teşvikler getirdiklerini, kriz ortamında üretimi düşen işletmelerde işçi çıkarmamaları için yeni uygulamalar getirdiklerini anlatan Dinçer, bu sayede 170 bin insanın işten çıkarılmadığını ve bu konuda da 130 milyon TL kaynak aktarıldığını söyledi. Konuşmaların ardından üniversitelerinden emekli olan öğretim üyelerine Bakan Ömer çelik tarafından plaket verildi.
TÜRK-İŞ BAŞKANI KUMLU
TÜRK-İŞ başkanı Mustafa Kumlu Türkiye'de sendikacılığın ve toplu sözleşme ve pazarlığı konularında sorun yaşandığını belirterek, ''Ülkemizde sendikacılığın kan kaybetmesi demokrasimiz açısından da bir zaaftır'' dedi. TÜRK-İŞ Başkanı Kumlu, 11. çalışma Ekonomisi ve Endüstri ilişkileri Kongresi''nde yaptığı konuşmada, ekonomik krizin derinleştiğini bundan da en çok çalışanların zarar gördüğünü anımsattı. Sanayi sektörünün ve ülke sorunlarının küresel mali ve ekonomik krizle birlikte daha da arttığını belirten Kumlu şöyle konuştu: ''Ekonomik sorunların, sorunların büyüklüğüne bağlı olarak geniş toplumsal yansımaları bulunmaktadır. Genellikle rakamsal büyüklükle ifade edilen milli gelir, büyüme ve bazı göstergelerin ifade etmeye yetmediği toplumsal sorunlar, ancak daha özel bir tarzda incelendiği zaman kavranabilir. Bizler genellikle ekonomik verilerin yanı sıra ya da onların bir parçası olarak işsizlik rakamlarını ele alıp değerlendirebiliriz. Fakat 18-20 yaşına gelmiş gençlerin yaşadığı işsizlik sorununu, onların hayatını karartan, ümitlerinin kaybolmasına yol açan, psikolojik kimliklerini deforme eden ruh halini hiç bir rakamda çıplak bir şekilde göremeyiz. Öyle bir ekonomik model düşününüz ki, bu IMF modelidir. Rakamsal olarak büyüyorsunuz, ama ekonominiz istihdam yaratmıyor. Ülkenizin dış borçları sürekli büyüyor.'' Bunun ülkeye pozitif yansımasının olmadığını anlatan Kumlu, ''Türkiye on yıllardır bir çıkmaz yolun içindedir. Bu çarpıklığın biz çalışanlar açısından yarattığı en önemli sorun işsizliktir, yoksulluktur, güvencesiz istihdam koşulları, uzaklaşılan, piyasalaştırılan sosyal devlet anlayışıdır. Sayın başbakan da dahil, hükümetin ilgili bakanlarının da zaman zaman ifade ettiği gibi, artık Türkiye'nin IMF'ye, Dünya Bankasına ihtiyacı yoktur'' dedi. Tüm bunların ışığında Türk çalışma hayatının da yoğun ve sorunlu bir gündemi olmasının doğal olduğunu dile getiren Kumlu, Türk sendikacılığının örgütlenmesi ve toplu pazarlık konusunda da sıkıntıları olduğunu dile getirdi. Türkiye'nin en büyük işçi kuruluşunun TÜRK-İŞ olduğunu vurgulayan Kumlu, ''Temsil ettiğimiz kitlenin, emeğin hak ve çıkarlarını korumaya, geliştirmeye mecburuz. Bu bizim görevimizdir, varlık nedenimizdir. TÜRK-İŞ kurulduğu günden bu yana partiler üstü politikasını korumuş, bütün siyasi partilerle aynı mesafede olmuştur. Hükümetlerin doğru yaptıklarını takdir etmiş, yanlış yaptıklarına da söylemleriyle, eylemleriyle karşı çıkmıştır” dedi.
0 yorum:
Yorum Gönder